Satrançta çoban matı diye bir kavram vardır. Oyunu yeni öğrenenlerin en sevdiği zafer biçimidir. Dört hamlede kazanılır; hızlıdır, parlaktır ve alkış toplar. Kazanan oyuncu kendini bir anda usta sanır. Kaybeden ise çoğu zaman ne olduğunu bile anlamamıştır. Tahta daha ısınmadan oyun biter. Asıl sorun da tam burada başlar. Çünkü çoban matı, kazananın değil, oyunun kaybettiği bir sonuçtur.
Çoban matı, kısa vadeli başarının en yalın hâlidir. Derinlik yoktur, uzun vadeli plan yoktur, gelecek hesabı yapılmaz. Sadece “şimdi” vardır. Rakibin hatasına bel bağlayan, kendi gücünü abartan bir hamle dizisi… Bu mantık yalnızca satranç tahtasında değil, toplumların karar alma biçimlerinde de sıkça görülür. Çoban matı toplumları hızlı kazanımlara hayrandır. Uzun vadeli düşünmek zahmetlidir, sabır ister, çoğu zaman alkış getirmez. Oysa çoban matı hemen sonuç verir. Bugün kazanmak yeterlidir; yarının ne getireceği önemsizdir. Bugünün alkışı, yarının bedelinden daha kıymetlidir. Bu nedenle bu zihniyet planlamayı değil, gösteriyi tercih eder. Bu tür toplumlarda başarı kalıcılıkla değil, hızla ölçülür. Bir kararın doğru olup olmadığı değil, ne kadar çabuk sonuç verdiği konuşulur. Bir projenin sürdürülebilirliği değil, ilk anda yarattığı etki önemsenir. Satrançtaki çoban matında olduğu gibi, oyun kazanılmıştır ama oyunun kendisi henüz öğrenilmemiştir. Çoban matının en tehlikeli yönü, kazananı yanıltmasıdır. Oyuncu, rakibin yaptığı hatayı kendi zekâsı sanır. Toplumlar da aynı yanılgıya düşer. Şans, tesadüf ya da karşı tarafın yetersizliğiyle elde edilen sonuçlar, stratejik başarı gibi sunulur. Bu yanlış okuma, bir sonraki adımda daha büyük hataların önünü açar. İnsan kendini olduğundan akıllı sanmaya başladığında öğrenmeyi bırakır.
Satrançta çoban matıyla kazanan bir oyuncu, ciddi bir rakiple karşılaştığında çoğu zaman dağılır. Çünkü bu erken zafer ona sahte bir özgüven kazandırmıştır. Açılış bilgisi yoktur, savunma bilmez, uzun oyun tecrübesi yoktur. Sadece o üç hamleyi bilir. Toplumlar için de durum farklı değildir. Kısa vadeli başarılara alışan yapılar, ilk gerçek krizle karşılaştıklarında ne yapacaklarını bilemezler. Bu zihniyet riskleri küçümser. “Şimdilik kazandık” düşüncesi her şeyin üzerini örter. Oysa satrançta da hayatta da asıl soru şudur: Kazandıktan sonra ne olacak? Çoban matı bu soruyu sormaz. Çünkü onun dünyasında gelecek, bugünün gölgesinde önemsizdir.
Çoban matı toplumları aynı zamanda hafızasızdır. Dün yapılan hatalar çabuk unutulur; çünkü bugün yeni bir “zafer” vardır. Süreklilik değil, anlık başarı yüceltilir. Bu nedenle aynı hatalar farklı adlar altında tekrar edilir. Satrançta her oyuna çoban matı denemek neyse, toplumsal hayatta her soruna kestirme çözümler aramak da odur. Bir diğer sorun da şudur: Çoban matı alkış toplar. Seyirciyi cezbeder; hızlıdır, basittir, anlaşılması kolaydır. Oysa derin stratejiler sessizdir. Bu yüzden kalabalıklar uzun vadeli plan yapanları değil, hızlı kazananları över. Sonuçta toplum, alkışladığı bu kolay zaferlerin bedelini zamanla ödemek zorunda kalır.
Satrançta ustalar çoban matına gülümser. Çünkü onun ne olduğunu bilirler. Tehlikeli olan çoban matının kendisi değil, onun gerçek bir başarı sanılmasıdır. Toplumlar için de durum aynıdır. Kısa vadeli kazanımlar kaçınılmazdır, hatta zaman zaman gereklidir. Ancak bunları bir strateji sanmak, geleceği ipotek altına almak anlamına gelir. Uzun oyun oynamayı bilmeyen toplumlar krizlere karşı savunmasızdır. Çünkü savunma sabır ister plan ister fedakârlık ister. Çoban matı ise bunların hiçbirini öğretmez. Sadece “hemen kazan” refleksini besler. Bu refleks, ilk sarsıntıda çöken yapılar üretir.
Satranç bize basit ama güçlü bir ders verir: Oyunu erken bitirmek her zaman başarı değildir. Asıl ustalık, oyunu taşımayı bilmektir. Zor anlarda dağılmamaktır. Toplumlar için gerçek başarı, kısa vadeli zaferlerde değil; uzun vadeli istikrarda saklıdır. Sonuç olarak çoban matı toplumları, kazandıklarını sanarken aslında kaybeden toplumlardır. Çünkü onlar oyunu değil, yalnızca sonucu önemser. Oysa satranç da hayat da aynı gerçeği fısıldar: Üç hamlede biten zaferler, çoğu zaman uzun bir yenilginin habercisidir.
Evet, çoban matı etkilidir. Ama sadece acemiler için.